AçınaAÇİNA
Ömrün Tellerine Dokunan Bir Derviş: Neşet Ertaş’ın Ardından
Makale

Ömrün Tellerine Dokunan Bir Derviş: Neşet Ertaş’ın Ardından

Dünyayı ve tüm renklerini yüreğine sığdırıp oradan insanlığa dağıtan büyük ustamız Neşet Ertaş’ın yine bir türküsünde kaybolurken, içimden dökülenleri durduramadım…

“Giye giye eskitmişsin alları” derkenki o tını; yalnızca sazın tellerine bir dokunuş değil, sanki insanın kendi ömrünün tellerine dokunuşu… Ya da “Gözümün yaşları deler mermeri” dizesi… Acının sürekliliğini, yürekte bıraktığı izi bundan daha derin ve sarsıcı kim, nasıl anlatabilirdi?

Bir Garip Bilge Geçti Bu Dünyadan

Bu dünyadan bir bilge ozan, gerçek bir “Garip” geçti. Elinde sazı, bağrında dervişane bir lokma sevgisiyle yürüdü yolunu. Kazandığı her kuruşu garibe, gurebaya sessizce ulaştıran; kendi helal rızkını eşsiz bir gönül zenginliğiyle bölüşen, "insan" olmanın erdemini gösterişsizce fısıldayan bir ustaydı o.

Yoruldu; dünyalık ne varsa arkasında bırakıp göçtü ama geride kalan bizleri sahiden öksüz bıraktı.

Mirasın Gölgesinde Yaşamak

Bizler, bugün hâlâ onun bıraktığı o kutlu mirasın, o helal ekmeğin gölgesinde saz çalıp türkü çığıran müzisyenleriz. Hepimiz onun açtığı o duygudan besleniyor, onun hissettirdiği derinlikle nefes alıyoruz. Çok iyi biliyoruz ki, bu gök kubbenin altına onun gibi bir ruh, onun tınısında bir ses bir daha gelmeyecek.

Ruhun şad, mekânın cennet, toprağın incitmesin büyük Usta. Türkülerin, dervişliğin ve alçakgönüllülüğün bizlere her daim rehber olmaya devam edecek.

Mustafa Tatlıtürk