Bugünkü Konuşmamız: Türk müydü, Değil miydi?
"Kendini Tanrı'nın yerine koydu mu (Enelhak nedir)?" gibi soruların merak edildiği ve zamanın gerici yeryüzü iblisleri tarafından diri diri yüzülerek katledilen büyük Türk şairi...
SEYYİD NESİMİ
Seyyid Nesîmî’nin aslı, kökeni ve "Türk şair" olup olmadığı konusu edebiyat tarihi açısından oldukça net, ancak coğrafi açıdan çok renkli bir mevzudur.
Kısa ve net cevabı baştan vereyim: Evet, Nesîmî özbeöz Türk şairidir.
Onun kökenini, "Azeri mi, Türkmen mi, yoksa Anadolu Türk’ü mü?" sorusu üzerinden incelersek karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:
1. "Türkmen" Kökeni ve Kendi Dilinden Kanıtı
Nesîmî, 14. yüzyılda Oğuz Türklerinin (Türkmenlerin) Ortadoğu ve Kafkasya coğrafyasına yayıldığı dönemde yaşamıştır. Kendisi de bir beytinde bu kökenini bizzat şöyle haykırır:
“Arab nutku tutulmışdur dilinden Seni kimdür diyen kim Türkmensin”
Günümüz Türkçesiyle: Senin dilinin zenginliğinden ve güzelliğinden Arabın bile nutku tutulmuştur. Buna rağmen sana kim "Sen Türkmensin" diyebilir ki? (Yani sen sıradan bir Türkmen değilsin, dilin o kadar güçlüdür.)
Bu beyit, onun Türk/Türkmen kimliğinin en doğrudan kanıtıdır.
2. Azerbaycan Sahası mı, Anadolu mu?
Edebiyat tarihinde Nesîmî, Azeri Türkçesi (Doğu Oğuzcası) sahasına dahil edilir. Bugün bizim "Azeri Türkçesi" dediğimiz şey, o dönemde henüz Anadolu Türkçesi ile keskin hatlarla ayrılmamış olan, Safevi öncesi ve sırası dönemdeki o geniş Oğuz Türkçesidir. Fuzûlî ve Kadı Burhaneddin gibi isimlerle benzer bir dil evrenini paylaşır.
Şiirlerinde hem Azerbaycan coğrafyasının dil özelliklerini hem de Anadolu'da rahatça anlaşılan sade ve lirik bir Türkçeyi kullanmıştır. Bu yüzden hem Azerbaycan Türkleri hem de Anadolu Türkleri onu tamamen kendinden kabul eder.
3. "Seyyid" Unvanı Nereden Geliyor?
"Seyyid" unvanı, İslam geleneğinde soyu Peygamber'e (Hz. Muhammed) dayanan kişilere verilir. Nesîmî’nin soy kütüğünde bu unvanın olması, köken olarak Peygamber ailesine mensup bir kolla (Arap dünyasıyla) akrabalık veya manevi bir bağ olduğunu gösterir.
Ancak kültür, yetiştirildiği çevre ve ana dil bakımından tamamen Türkleşmiş bir soydan geldiği ya da o dönemde manevi bir asalet nişanesi olarak bu unvanı taşıdığı bilinir.
4. Doğum Yeri Neden Gizemli?
Nesîmî'nin tam olarak nerede doğduğu konusunda kaynaklar savaşır:
- Kimi kaynaklar Tebrizli veya Şamahılı (Azerbaycan) olduğunu söyler.
- Kimi kaynaklar Bağdat yakınlarındaki Nesîm kasabasında doğduğunu (mahlasını da buradan aldığını) iddia eder.
- Diyarbakır, Halep ve Şiraz da adı geçen diğer yerlerdir.
Bu kadar çok yerin adı geçmesinin sebebi, Nesîmî'nin inancı (Hurûfîlik) uğruna coğrafya coğrafya gezen, fikirlerini yaymak için her kapıyı çalan gezgin bir derviş olmasından kaynaklanır.
Özetle;
Seyyidlik unvanından dolayı soy ağacında bir Arap damarı bulunma ihtimali tartışılsa bile, Nesîmî yazdığı şiirlerle, konuştuğu dille, hitap ettiği kitleyle ve canını feda ettiği tasavvufi düşüncesiyle Türk edebiyatının ve Türk dünyasının en büyük kurucu ozanlarından biridir.
Canı pahasına Türkçeyi ve inandığı hakikati savunmuş, nihayetinde fikirleri yüzünden Halep'te derisi yüzülerek trajik bir şekilde şehit edilmiştir.
boZguNaşık
Mustafa Tatlıtürk
Temmuz 2026


