Açina Logo

MİLLİ ŞEHİT BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY II

Aytekin Çınar

Aytekin Çınar

MİLLİ ŞEHİT BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY II

Yayınlanma Tarihi: 30 Mart 2026

Okunma: 23

MİLLİ ŞEHİT BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI KEMAL BEY (1884–1919)

Atamızın Yozgat’ta Yozgatlılar için söylediği gibi; ünlü süvarilerin, harp meydanlarında kahramanca dövüşen Türk yiğitlerinin harman olduğu diyar Bozok Yaylası'nın yiğit evlatları, var olun! Bugün biz burada Milli Şehidimiz Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in; işbirlikçi Damat Ferit Paşa'nın İngilizlere şirin gözükmek için oluşturduğu kumpasla, Nemrut Mustafa Paşa Divanı'nca idam edilişinin 107. yılında, Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'ndaki kabri başında bulunmanın hüznü ve kararlılığı içindeyiz.

Tarihte işbirlikçiler hep olmuştur ve olacaktır da. Ancak bizler işbirlikçilere şunu hatırlatmak isteriz ki; atalarımızın kanlarıyla suladığı bu coğrafyada Türkün bayrağı asla yere düşmeyecek, lekelenmeyecek ve kirlenmeyecektir.

Sizlere 20. yüzyılın başlarında yaşananları kısaca özetleyerek ışık tutmak istiyoruz. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'nda birçok cephede savaşa girmesiyle oluşan iç güvenlik zafiyetinden faydalanan azınlıklar, emperyalistlerin yönlendirmeleriyle bulundukları bölgelerde kargaşa çıkarmaya çalışmışlardır. Bunun en belirgin örneği; Orta Anadolu'da faaliyet gösteren ve merkezi Merzifon olan Hınçak Komitesidir. Komitenin ileri gelenleri Merzifon’daki Amerikan Kolejinin öğretmenleridir. Bunlar Çorum, Burhaniye, Sivas, Tokat ve Amasya’yı dolaşarak Ermenilere telkinlerde bulunmuş; 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ermenilerin katledildiğini ileri sürerek Osmanlı Devleti'ne başkaldırmalarını istemişlerdir.

Maddi açıdan oldukça güçlü olan ve oluşturdukları dayanışma sonucu silahlanan Ermeni çeteler, Anadolu’nun ve Yozgat yöresinin içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak soygun ve talan işlerine girişmişlerdir. Bunun sonucu olarak Osmanlı Devleti, 14 Mayıs 1915'te üç maddelik Tehcir (Yer Değiştirme) Kanunu'nu çıkarmıştır.

Tehcir Kanunu'na uymayan Ermeniler, 2 Eylül 1915'te Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesine bağlı köyleri ateşe vermişler, duruma müdahale etmek isteyen jandarmalara da ateş açmışlardır. Durumun dönemin İçişleri Bakanlığına bildirilmesi üzerine, Bakanlık bir telgraf emri ile bölgedeki Ermenilerin 24 saat içinde çıkarılarak yine Osmanlı toprağı olan Suriye istikametine sevk edilmelerini istemiştir. Bu olaylar yaşandığı sırada Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’dir. Kemal Bey, bu emir üzerine jandarma komutanı ile birlikte görevini yerine getirmiştir.

Mondros Ateşkes Antlaşması'nı takip eden günlerde bazı Ermeniler, kendilerini sürgüne tabi tutanların cezalandırılmasını isterler. Sözde bir suçlu bulunur: Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey... Uyduruk bir mahkemede, birçok yalancı şahidin de desteğiyle idam kararı verilir. Bu karar, İstanbul Hükümeti ve Şeyhülislamlık makamınca da tasdik edilir.

Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in asılacağını duyan vatanseverler Beyazıt Meydanı'nda toplanırlar. Tarih 10 Nisan 1919 Perşembe, saat 17.20... Kemal Bey’e idam sehpasının önünde son sözü sorulduğunda şöyle der: “Asil Türk Milleti; Allah vatanımıza ve milletimize zeval vermesin. Borcum var, servetim yok; üç çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum. Yaşasın Millet!”

Vasiyeti üzerine Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'nda toprağa verilir. O günden bugüne Türk milleti onu unutmamış, bağrına basmıştır. Böylesine yiğit bir vatanseveri TBMM de unutmamış; devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde 14 Ekim 1922'de çıkardığı özel bir kanunla Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’i “Milli Şehit” kabul etmiştir.

Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey başta olmak üzere, ülkemizin varlığı için canlarını kahramanca ortaya koyan asker, polis, sivil ve bürokrat tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Tarih işbirlikçileri değil, idealleri için bedel ödeyen kahramanları yazar.

Ne Mutlu Türküm Diyene!