Geçmişin Destanından Geleceğin Vizyonuna: İTO Meclisinden Gençliğe Fetih ve Teknoloji Çağrısı
Mayıs ayı, Türk tarihi açısından sadece takvim yapraklarının değiştiği bir ay değil, milletin kaderini çizen mihenk taşlarıyla dolu bir aydır. Bir yanda 19 Mayıs ile bağımsızlık meşalesinin gençlerin ellerinde yükselişi, diğer yanda 29 Mayıs ile bir çağın açılıp diğerinin kapandığı İstanbul'un Fethi'nin 573. yıl dönümü.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Toplantısı'nda Kazım Ekinci tarafından yapılan konuşma, tam da bu iki tarihi değerin muazzam bir sentezini ortaya koydu. Ekonomi ve rakamların ötesine geçilen bu kürsü konuşması, doğrudan salonda bulunan üniversiteli gençleri ve yarınlarımızı şekillendirecek olan yeni nesli hedefliyordu.
"Fatih'in İstanbul'u Fethettiği Yaştasın"
Konuşmanın en çarpıcı anlarından biri, Arif Nihat Asya’nın o tüyleri diken diken eden dizelerinin meclis kürsüsünden yankılanmasıydı. Atatürk’ün 19 Mayıs'ı gençlere armağan ederek onlara duyduğu güveni hatırlatan Ekinci, ardından gençlere o tarihi misyonu şu dizelerle hatırlattı:
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek...
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek.
Yürü hala ne diye oyunda oynaştasın,
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
Bu dizeler, gençlere sadece geçmişin şanlı sayfalarını okutmakla kalmıyor, bugünün rehavetinden sıyrılmaları için adeta sarsıcı bir çağrı yapıyor. Şairin "Yüzüne çarpmak gerek zamanın fendini, göster kabaran sular nasıl yıkar bendini" sözleri, kendi potansiyelinin farkına varamayan nesillere, "Küçük görme, hor görme delikanlım kendini" diyerek özgüven aşılıyor.
Günümüzün Fetihleri: Teknoloji, İnovasyon ve Üretim
Tarihteki fetihler kalyonları karadan yürütmekle yapılıyordu. Peki, 21. yüzyılın fethi nasıl olacak?
İşte konuşmanın can alıcı ve geleceğe dönük yüzü burada devreye giriyor. Ekinci, fetih ruhunu günümüze taşırken, meseleyi sadece tarihsel bir övünç olmaktan çıkarıp somut bir üretim vizyonuna bağlıyor. "Bugün bu gençliğe çok ihtiyacımız var, Selçuk Bayraktarlara, onun gibi insanlara" diyerek günümüzdeki teknoloji ve gelişim atılımına dikkat çekiyor.
Bundan 10 yıl önce "Beni seyredin, 10 yıl sonra neler olacağını görün" diyen bir inancın ve çalışkanlığın, bugün savunma sanayiinden havacılığa kadar nasıl devasa bir teknolojik üstünlüğe dönüştüğü örneği verildi. Artık yeni destanların donanma kalyonlarında değil; Ar-Ge laboratuvarlarında, kod yazılan ekranlarda ve modern üretim bantlarında yazıldığının altı çizildi.
Yeni Destanlar Yazmak Bizim Elimizde
Bugün, acinar.org okurları olarak da çok iyi biliyoruz ki; üretmek, inşa etmek, tasarlamak ve teknolojiyle geleceğe yön vermek, çağımızın en büyük fethidir. İş hayatında, yazılımda, girişimcilikte ya da tasarımda attığımız her yenilikçi ve kaliteli adım, aslında geleceğin dünyasında söz sahibi olmamızı sağlayan bir vizyondur.
İTO Meclisi'nden yükselen bu ses, hepimize bir kez daha potansiyelimizi hatırlatıyor:
"Bırak bozuk saatler yalan yanlış işlesin...
Yürü aslanım fetih hazırlığı başlasın.
Destanlar sadece tarih kitaplarından okunmak için değil, ilham alınıp gelecekte yenilerini yazmak içindir."
Gençliğin enerjisi, inovasyonun gücü ve çalışma azmiyle, yepyeni destanlar uyandırmanın vakti gelmiştir!


